Hoşgeldiniz  

ERDOĞAN GİTSİN ÖYLE Mİ?

1. Asım Cezayirlioğlu | 08 Ağustos 2017 | KöşeYazar

ERDOĞAN GİTSİN ÖYLE Mİ?

Toplumun bir kısmını Erdoğan karşıtlığı gözlerini o kadar bürümüş ki sabah akşam Erdoğan gitsin, diktatör Erdoğan diyerek olmadık hakaretler gırla gidiyor. İçlerindeki bu kadar öfke ve nefreti bir kere olsun bir kenara bırakıp, bu adam  bu ülkeye ne yaptı sorusunu sormuyorlar/ soramıyorlar.  Akşamları televizyon ekranında ülke olarak önümüzü göremiyoruz. Demokrasi, adalet yok oldu tasasına düşmüşler.
İstanbul belediye başkanlığı ve 15 yıllık iktidar serüveninde nelerle karşılaştı, hangi zorluklara göğüs gerdi, ne tür iftiralarla karşı karşıya kaldı bunlara bakmak lazım. Müzmin muhaliflerin ne hissettiği hepimizin malumu. Ancak bir defa da olsa bu söylemlere karşı göğüs germek zorunda kalan  Erdoğan’a sormak lazım. Sahi sen ne yaptın bu millete. Hem belediye başkanlığı döneminde, hem de on beş yıllık iktidar döneminde hangi zorlukları ortaya çıkardın. Milletin dertleri ile ilgilenmek varken yan gelip yattın mı? Evet soruları çoğaltmamız mümkün ancak 22 yıllık geçmişe kısaca göz attığımız zaman nelerle karşılaşıyoruz bir bilseniz.
Erdoğan için en büyük suç, siyasi yolculuğunun merkezine milleti oturtmuş olması yatmaktadır. İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı döneminden beri halk ile kurmuş olduğu samimi ilişki, Erdoğan’ı bugünlere kadar getirdi. 1994 yılı yerel seçimlerinde şehir yönetimi televizyon ekranlarında tartışılırken siz anlamazsınız diyenler, aşk skandalı ile başlayıp ucu İSKİ’de patlayan yolsuzluk skandalları ile ülke hergün yeni şeyler öğreniyordu. Bir taraf yetimin hakkı derken, diğer taraf sevgilinin hakkını ön plana çıkarmıştı. (İSKİ Genel Müdürü Ergün Göknel sekreteri Feray hanım ile aşk ilişkisi ortaya çıkınca eşi Nurdan hanımın açıklamaları neticesinde İSKİ skandalı ortaya çıkmıştı)
Belediye başkanlığı döneminde İstanbul’u çöp dağlarından kurtardığı için Erdoğan gitsin diyoruz öyle mi?
İstanbul da temiz suya ve havaya hasret kalan İstanbullulara yaptığı çalışmalarla ilk önce su problemini çözen, daha sonra ise özellikle kaçak kömürü kontrol altına alarak insanların daha temiz hava solumasını sağladığı için Erdoğan’dan kurtulmalıyız öyle mi?
Trafiği çekilmez hale gelen İstanbul’u köprülü kavşaklarla, alt geçitlerle ve yeni yollarla donatıp, metro çalışmalarını hayata geçirerek İstanbul trafiğini bir nebze olsun rahatlattığı için Erdoğan gitmeli öyle mi?
Türkiye’nin battı dediğimiz 2000’li yıllarda Erdoğan’ın iktidar olması ile birlikte İstanbul’a konan talih kuşu, bu defa Türkiye’nin başına konduğunu yaşayarak gördük. Biz gördük ama ısrarla görmeyenler oldu. Her defasında ha şimdi batıyoruz, ha yarın batıyoruz dediler ama o gün ne hikmetse bir türlü gelmedi.
Erdoğan’dan kurtulmak isteyenler, ülkenin dört bir yanı duble yollarla örülünce daha güvenli ve hızlı yolculuğun keyfini yaşamalarına rağmen sanki herşey eskiden varmış gibi yine de Erdoğan gitsin derdindeler.
SSK hastaneleri ile Devlet hastanelerini birleştirilmeye karar verildiği zaman, SSK’nın mallarını vermeyiz diyenler, bugün herkesin eşit şekilde her hastaneden yararlanması karşısında ne hissediyorlar. Hastanelerin tek çatı altında toplanması ile birlikte,  herkesin istediği hastaneye gidebilmesi normal karşılanmaya başlandı. Halbuki daha önce SSK’lı olan istediği hastaneye gidemez, istediği yerden ilaç alması imkansızdı. Kısa sürede hem hastane kuyrukları hem de ilaç kuyrukları son buldu. Hastanelerin modernizasyonu ile birlikte son dönemde sağlıkta dönüşüm hamlesi ile ortaya çıkan Şehir Hastaneleri vatandaşa otel konforunda sağlık hizmeti sunmakta. Tüm bu yaşanılan iyi şeylere rağmen yine de Erdoğan’dan kurtulalım öyle mi?
Başörtülü bayanların kamuda çalışmasına imkan tanıyarak, hem insanlar arasındaki eşitsizliği ortadan kaldırması, hem de toplumsal uzlaşmaya katkı sağlamasının ne zararını gördük. Kızlar okutulmuyor diyenler başörtülü bayanların devlet dairesinde çalışmasına tahammül göstermeyerek ideolojilerinin esiri olarak Erdoğan gitsin anlayışındalar.
2001 krizinde yirminin üzerinde banka batması neticesinde milletin parası birilerini zengin etti. Ekonomi iflas etmiş iken Ecevit hükümetinin kurulması ile birlikte gazeteler; on yıl önümüzü görüyoruz diyerek manşet atmışlardı. Devletin içi boşaltılırken millete herşey yolunda demeye devam ettiler. Erdoğan iktidarı ile birlikte bir banka dahi batmamışken  ekonomi batmak üzere diye bağıranlar Erdoğan’dan kurtulalım diyorlar.
Ülkenin bağımsızlığı için atılan her adımda karşımıza çıkan birçok ülke ile verilen mücadeleyi, komşu ülkelerle, Avrupa ile sorunlu hale geldik, herkese düşman olduk şeklinde açıklama yapıyorlar. Daha düne kadar ABD ne derse bizim de tamam dediğimiz zamanlarda bu ülke bağımsız oluyor. Avrupadaki toplantılarda yalnızlık resimleri verenler devlet adamı oluyor. Bölgesinde kendi çıkarları doğrultusunda yeni politikalar üretmeye kalktığı zaman, kendisine dayatılan politikalara hayır dediği için Batı tarafından üstü çizilen Erdoğan bağımsız Türkiye için koşmamış oluyor. Avrupa’nın Erdoğan’a neden hayır dediği ortada iken biz kalkıp Erdoğan’dan kurtulalım diyoruz.
Velhasıl sevgili dostlar ülkemizin yapmış olduğu sıçramayı görmezden gelerek Erdoğan gitsin diyenler neyi hedefliyorlar. Nasıl bir ülke hayal ediyorlar. Bugünün Türkiye’si dünden hangi alanda eksik kalmıştır. Derdimiz daha iyi bir Türkiye mi? Yoksa belli zihniyete sahip insanların ülke yönetiminde söz sahibi olması mı?
asimcezayirlioglu@hotmail.com
8 AĞUSTOS 2017 SALI

174 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
mutlaka okunmalı
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

Helvacıoğlu Fethiye * * * * * Oscar Rent A Car * * * * *
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir © 2016 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.