Hoşgeldiniz  

DÜNYA SAHNESİ

4. M. Said Çelik | 07 Aralık 2018 | KöşeYazar

DÜNYA SAHNESİ

Bir gece ansızın uyanırsın ya uykundan, dünyayı serseler önüne içindeki sıkıntıyı geçirmeye yetmez.
İşte yine o haletlerden birinde olduğum bir gece neden sıkıldım, niye uyuyamıyorum diye yorganımla kavga ederken elime aldım telefonumu. Ne hikmetse bir filme ilişti gözüm internette gezinirken. “Veysel Karani” Nam-ı diğer Karanilerden Üveys. İzlemeye başladım belki uykum gelir düşüncesiyle.

Ancak tam tersi oldu izledikçe ağlıyor ağladıkça yaptıklarım ve yapamadıklarım için af diliyordum.
Efendimiz’i (a.s) hiç görmemiş bir adam nasıl bu kadar sevebiliyordu onu, adını duyunca bile “Anam,babam sana feda olsun ya Rasulullah(a.s)” diyebiliyordu.

Nasıl bir peygamber sevgisiydi ki günlerce çöllerde yürümüş Efendimiz’in (a.s) evine kadar gidebilmişti. Yetmemişti, kapısına varır varmaz kapısının önündeki taşı Efendimiz’in (a.s) ayağı değmiştir düşüncesiyle öpmeye doyamıyordu.
Ağlayarak kapıyı çaldığında karşısına çıkan Hz. Aişe validemizin cevabıyla daha da yıkılmıştı. Efendimiz sefere çıkmıştı.
Bir gün sonra dönecekti lakin.

Ancak Karani Üveys annesine verdiği sözden dönmemek için geri dönmek zorundaydı. Çünkü geride bıraktığı annesi amâydı. Ve her şeyden önce annesinin rızasını almadan Efendimiz’i (a.s) bekleyemezdi. Nasıl bir zihniyettir ki annesine verdiği söz için aynı yolu günlerce yürüyerek geri dönmüştü.

Aradan bir süre geçti. Ama Veysel’in aşkı azalmıyordu hatta küçük bir kanser hücresi gibi metastaz yapıyordu. Bütün vücudu peygamberinin aşkıyla yanıyordu. Evet görmeden,duymadan sevmişti Nebiler Nebisini Karani Üveys.
Her gün ağlıyor, Efendisi’ni düşünüyor, Rabbi’ne dualar ediyordu .Bazen geçen kervanlara O’nu gördünüz mü diye soruyor gördük diyen olursa ellerine kapanıyor O’nu (a.s) gören gözlerden O’nu (a.s) dinlemek için can atıyordu. Efendimiz’in güzelliği Üveysi de güzelleştirmişti gözyaşları bile bir başka güzeldi o Peygamber sevdalısının.Tam burada Bediüzzaman’ın bir vecizesi geliyor aklıma: “Ben sözlerimle Muhammed’i (a.s) övmüş, güzel göstermiş olmadım; aksine Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’dan bahsetmekle sözlerimi güzelleştirmiş oldum.” Aynen öyle de de ayrılık bile güzeldi Gül kokulu Peygamber’in güzelleştirdiği. Bir süre sonra dayanamaz oldu Veysel. Annesi de bu durumun farkındaydı. Bir gün Veysel’e gitmesi için izin verdi. Veysel hazırlanmış yola çıkıyordu ki bir adam ağlayarak geliyordu. Ne olduğunu sordu Veysel merakla. Aldığı cevap yere kapaklanmasına yetmişti. İki cihan güneşi güzeller güzeli Muhammed Mustafa (a.s) vefat etmişti. Adamın söylediği sözler karşısında etkilenmemek elde değildi. Hz.Ömer bağırarak “Kim Muhammed öldü derse onu bu kılıçla ikiye bölerim.” diyordu kılıcını göstererek. Daha sonra Hz.Ebubekir Ömer’e hitaben şöyle dedi:
“Ya Ömer şunu bil ki, Rasulullah (a.s) ebedi ahiret âlemine göç etmiştir. Allahu Teala’nın Kur’an’ı Kerim’inde buyurduğunu işitmedin mi?

‘Ey Muhammed! Biz senden önce de hiç bir insana (dünyada) süresiz ömür vermedik. Şimdi sen ölürsen sanki onlar ebedi mi kalacak?’”
Bundan sonra Hz. Ebubekir mescidin minberine çıkarak hutbe okudu ve Rasulullah’a (a.s) salavat getirdi. Ve halka hitaben şöyle dedi: “Muhammed’e tapan bilmiş olsun ki Muhammed ölmüştür, Allah’a tapan bilmiş olsun ki O (c.c.) ölmez ebedidir!” Sesler kulağımda yankılanırken Hz.Muhammed’e (a.s) değer veren sahabelerin O’na olan sevgisinin şirke dönüşecekken kurtulmaları bana bu dünyada boş ve fani şeylere biçtiğimiz değerin ne kadar anlamsız olduğunu acı bir şekilde hatırlattı. Ancak sonsuz bir yaratıcı ölmezdi. Üzerinde fani mührü olan her şey bir gün elimizden kayıp gidecekti. Durdura durdura, hazmederek izlediğim nefsime çok ağır gelen bu filmin sonunda Efendimiz’den (a.s) Veysel’e emanet olarak gönderdiği hırkayı eline alan Veysel’in dedikleri daha da dokundu nefisime. “Ey Rabbim, Ümmet-i Muhammed’i affet, Sen Ümmeti affetmezsen ben bu hırkayı hangi yüzle giyeyim?”

Film bitmişti bende derin izler bırakarak… Sabah olmuştu nerdeyse, ezan okunmak üzereydi. Üzerimdeki ölü toprağını atıp abdestimi aldım. Ve gözlerimde yaşlarla tövbe kapısına dayandım. Dedim ki: Ey Rabbim affet bilemedik. Bilemedik böyle insanların yüzü suyu hürmetine hala bizi helak etmediğini. Affet ya Rabbim Seni hakkıyla sevenlerden Efendimiz’i (a.s) Veysel gibi sevenlerden olamadık!
Bu kadardık işte dünya sahnesinde birkaç sahne ışığına aldanmış sahte oyuncu müsveddeleri..
Ölçümüzü bilmeden kalkıştığımız işlerin altında kalmayışımıza şükrettim. Sonra elhamdülillah dedim iyi ki içim sıkıldığında beni dinleyen bir Rabbim var benim.

Ve kâinatın nuru olan güzeller güzeli Peygamber’im. (a.s) Affet Efendim sana layık bir Ümmet olamadık.
Sen: “Ümmetim Ümmetim” derken biz neler dedik kim bilir??

Selam ve Dua ile…

 

13 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
mutlaka okunmalı
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

Helvacıoğlu Fethiye * * * * * Oscar Rent A Car * * * * *
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir © 2016 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklam? Gizle