Hoşgeldiniz  

CENNET İÇİN Mİ, CEHENNEM İÇİN Mİ ÇALIŞIYORUZ?

4. M. Said Çelik | 19 Temmuz 2019 | KöşeYazar A- A+

CENNET İÇİN Mİ, CEHENNEM İÇİN Mİ ÇALIŞIYORUZ?

 

“İşte bu bütün hükümler, Allah’ın koyduğu hükümler ve çizdiği sınırlardır. Kim Allah’a ve Peygamberine itaat ederse Allah onu altından ırmaklar akan cennetlere koyar. Onlar, orada ebedi olarak kalacaklardır. İşte büyük kurtuluş budur.” (Nisa suresi 13)

Yaşamınızı şöyle bir gözden geçirin. Hayatınızdaki pek çok şeyin zıtlıklarla yaratılmış olduğunu göreceksiniz. Beyazın karşısında siyah, iyinin karşısında kötü, sıcağın karşısında soğuk… Bütün zıtlıkların elbette bir amacı vardır. Bu vesile ile zıt iki konuyu kıyas imkânı bulur ve tercihlerimizi, bu kıyaslar vesilesi ile şekillendiririz.

Hayatımızdaki zıt kavramlardan en önemli ikisi, Allah’ın izni ile nefsimizi kontrol eden şeytan ve yine Allah’ın izni ile aklımızın kontrol ettiği vicdanımızdır.

Hayatta pek çok alternatif ve yol var gibi görünse de, görüldüğü gibi gerçekte sadece iki yol ve iki amaç vardır. Allah’ın Kur’an da tarif ettiği dosdoğru yol ve şeytanın eğri yolu. Bazen insanlar, her iki yolda da ilerleyerek, Allah’ı razı edeceklerini düşünürler. Bu düşünce tarzı, insan için risklidir. Yüzde doksan dokuz Allah rızasını gözetip, yüzde bir nefsi tatmin etmek samimi bir davranış olmaz. İnsan, nefsini Allah’a şirk koşmuş olup, yüzde doksan dokuzluk amelinin de boşa gitmesine sebep olabilir. (Allah en doğrusunu bilir)

“Yolun doğrusu Allah’ındır. Yolun eğrisi de vardır. Allah dileseydi hepinizi doğru yola iletirdi.” (Nahl suresi 9)

İnsanların çoğu, oruç ve namaz gibi ibadetlerini yerine getirip kul hakkına tecavüz etmeden yaşamayı Allah’ı razı etmek için yeterli görür ve daha fazla bir çabaya gerek duymazlar… Allah’ın razı olmayacağı ve ayetleriyle kesin olarak yasakladığı pek çok şeyleri görmezden gelerek nasılsa Allah affeder mantığı ile hareket ederler. İnsanın kendini yeterli görmesi, azgınlaşmasına sebep olur ve ahireti için büyük bir risk teşkil eder. Zira kişi Allah’ın gücünü layıkıyla takdir edebilse ve gücü yettiğince Allah’tan korkmuş olsa, yaptıklarını asla yeterli görmez ve daha fazlasını yapmak için tüm hayatını Allah’a adar.

Şuan ölüm melekleri gelse ve canınızı alsa, ardından kendinizi Cehennem çukuru etrafında diz çökmüş, kitabınızın nereden verileceğini beklerken bulsanız. Hatta cehennemde yapılan işkencelere şahit olup, bütün bunlara şahit olduktan sonra tekrar dünyaya dönseniz, şahit olduklarınızı görmemiş gibi eski yaşantınıza devam edebilir misiniz? Elbette devam edemezsiniz. Cehennem çukuru etrafında yaşadığınız korku ve çaresizliği yaşamamak, en önemlisi her şeyin sahibi olan Allah’ın rızasını kazanmak için bütün gücünüzle çaba gösterirsiniz.

İşte; “Sizde işitiyorken, ondan yüz çevirmeyin.” (Enfal suresi 20) ayeti gereği, bir insanın işitiyorken uyarılara icabet etmesi ve sadece Allah rızası için yaşaması, hayatta yapacağı en doğru ve en akılcı şey olur. Zira şuan görmemiş olsak da, cennet ve cehennem vardır.

Unutmamak gerekir ki bir insan, dünya hayatındaki güzellikleri elde edebilmek için gösterdiği çabanın çok daha fazlasını, sonsuz yaşamındaki mekânının cennet olması içinde göstermelidir.

Melekler hiçbir karşılık beklemeden hem Allah’ın emri ile arşı taşır, hem Allah’ı tesbih eder, hem de yerde olan insanlar için bağışlanma dilerler. Çünkü melekler, gidilecek yerin vahametini bilirler. Onlar göğü tutup, hamd edip, insanlar için bağışlanma diliyorken, insanın kendisinde bir güç görüp elindekilerle övünmesi ve Allah için yaptıkları konusunda kendini yeterli görmesi oldukça aciz, zavallı ve gülünç bir durumdur.

Eğer birileri sizin için bağışlanma diliyorsa bu, bağışlanma dilenen kişinin çok riskli durumda olduğunu gösterir. Vakit varken herksin kendine olan kötülükleri değiştirmesi ve şeytanın sisteminden bir an evvel çıkması gerekmektedir. Çünkü zaman ilerlemekte ve herkes kendi sonuna hızla yaklaşmaktadır.

“Şüphesiz kıyamet saati, yaklaşarak gelmektedir; bunda hiçbir kuşku yok. Ancak insanların çoğu iman etmiyorlar.” (Mü’minun suresi 59) ayetindeki çoğunluktan olmamak için insanlar tövbe etmeli ve Salih amellerde yarışmalıdır.

“Ey iman edenler! Allah’tan korkun. Herkes yarın için neyi takdim ettiğine baksın. Allah’tan korkun. Hiç şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.” (Haşr suresi 18)

Evet, son pişmanlığın fayda etmediği, tartıların tutulduğu o hesap anında herkes tek başına kalacak ve kimsenin kimseye hiçbir faydası olmayacaktır…

Selam ve Dua ile …

 

 

65 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 5,7884
EURO 6,4038
BIST 7,6090
ALTIN 271,88
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2019 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.