Hoşgeldiniz  

BÜYÜK MÜ KÜÇÜK, KÜÇÜK MÜ BÜYÜK?

4. M. Said Çelik | 17 Haziran 2019 | KöşeYazar

 

 

Nice küçük gibi görünen şeyler vardır ki büyükten daha güçlüdür. Hatta mikrop gözle görülmeyecek kadar küçüktür, sivrisinek insana nispetle küçüktür ama her ikisi ve benzerleri insana haddini bildirecek kadar marifetlidirler. Birisi gelir damarına girer, kanını emer, gider haberin olmaz, diğeri dev gibi insanları yere serer, işini bitirir.

Küçücük çekirdek koca ağacı sırtında taşır. Göz küçüktür ama ruh o pencere ile kâinatı seyreder. Allah’ın kudret kelamı ile yazdığı o kâinat kitabını insan onunla okumaya çalışır. İnsan dünyaya nispeten, dünya da kâinata göre küçüktür ama dünya insanla, kâinat da dünya ile değer kazanır, kıymet ifade eder.

Kâbe de küçük bir binadır. Fakat yeryüzünün kalbi, Allah’ın beytidir. Kalb de küçüktür ama bazen kâinatı bir köşesinde misafir eder. Günahlar ve sevaplar da böyledir. Nice küçük görünen günahlar büyüklerden daha büyüktür. Allah’ın yasak ettiği bir lokma, bir bakma, bir tutma, dünya ve ahiret, çok şey kaybettirir.

Bediüzzaman Hazretleri: “ Her günahta küfre giden bir yol vardır.” derken bu hakikate işaret buyurmaktadır.

Öyle küçük gibi görünen günahlar, şüphe ve tereddütler vardır ki, Allah korusun insanı küfre alır götürür de farkına bile varılamaz. Küçük günahlar işlene işlene bir gün bulutun güneşi engellediği gibi kalpteki iman nurunu engeller ve kalbi karartır. Bunun için günahları küçük görüp ihmal etmemeli, derhal tevbe ve istiğfar edip, manevi bir gusülle temizlenilmelidir.

Yoldan bir engelin alınmasına, yaşlı bir insana yardım edilmesine, ihtiyaç sahibi insanın imdadına koşulmasına ve bir yetimin başının okşanmasına kadar hiçbir şeyi küçük görmemeli, hatta kanadını kırılmış bir kuşa, susuz kalmış kedi ve köpeğe su verip yardım etmenin bile, çok kazandıracağına inanmalı ve bunları değerlendirmelidir.

Allah Resulü’nün beyanından, yoldan çıkmış, iffetini koruyamamış bir kadının, susuzluktan yerleri yalayan bir köpeğe su vermesiyle Allah’ın affına mazhar ve ehl-i Cennet olarak müjdelendiğini öğreniyoruz. İmanlı, namazlı bir kadının bir kediyi hapsedip açlıktan ölmesine sebep olmasıyla Allah’ın gazabına düçar (uğramak) olduğunu, yine Peygamber Efendimiz (s.a.v) den öğreniyoruz.

Bazen bir kibrit, evleri ve şehirleri yok edebilir. Bir kelime Kâbe’den daha mukaddes bir gönlü, kalbi darmadağın edebilir. Bir gıybet ömür boyu kazanılan amelleri yakar yıkar ve yok edebilir. Mü’min, günah işlememede hassas olduğu kadar, başkalarının günaha girmesine sebebiyet vermeme hususunda da aynı hassasiyeti göstermeli ve bu hususta temkinli ve dikkatli davranmalıdır. Gıybet haramdır ama mü’minleri bu haramı işlemeye sevk edecek davranışlardan kaçınmak da mü’minin en önemli vazifelerindendir.

Mü’min yarayı kaşıyıp kabuğunu kaldırıp azdırmamalı, kangren olmaya sebebiyet vermemelidir. Gücü yetiyorsa tedavi etmeye çalışmalıdır. Arıların yuvasını deşip saldırtmamalı, ateşe benzin dökülmemelidir. Pis şeyleri karıştırıp, etrafı kokusuyla rahatsız etmemelidir. İmkân nispetinde kardeşinin boynundaki yılan ve akrebi, korkutup zarar verdirmeden almaya çalışmalıdır. Vazifemiz yakmak, yıkmak, kırmak dağıtmak, hislerimizi akıl ve mantığın önüne sürerek hareket etmek değil, tatlı dil, güler yüz, sevgi ve hoşgörü ile gönül yapmaktır…

Selam ve Dua ile…

saidcelik-300x219

 

60 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
mutlaka okunmalı
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

Helvacıoğlu Fethiye * * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir © 2016 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle
hamle_gazetesi_ecosport_160x800