Hoşgeldiniz  

BİR GÜNLÜK YAŞAM

4. M. Said Çelik | 24 Şubat 2020 | KöşeYazar A- A+

            BİR GÜNLÜK YAŞAM

 

Allah, yarattığı bütün canlıların hayatını, su, hava, güneş ve toprakla devam ettirmektedir. Bunlardan biri olmazsa hayat da olmaz. Bütün varlıkların hayatı bu dört esasa bağlıdır. Hayata esas teşkil eden bu unsurları yaratan Allah hayatın devamına vesile olan bu unsurları, kendi tasarrufunda tutmakta ve bütün varlıklar, hisselerine düştüğü kadarıyla o nimetlerden ortak istifade etmektedirler.

Rabb’imizin bu nimetlerinden en çok istifade eden insandır. İnsanı gerçek insan yapan manevi değerlerin başında da iman gelmektedir. İmanın kaynağı ise dindir. Din olmazsa iman da olmaz. İnanılması gereken dinin kurallarını, sınırlarını Allah koymuştur. Bu kuralların ve sınırların kaynağı ise en son gönderdiği ve hükmü kıyamete kadar devam edecek olan İslam dinidir.

Maddi hayatı ayakta tutan su, hava, güneş ve toprak olduğu gibi, manevi hayatı da ayakta tutan, besleyen, canlı hale getiren İslam ve imandır. Hava, nefes alıp vermemizi sağlarken, Güneş de hayatımızı aydınlatmaktadır. Toprak bütün canlıların menşeidir ama su bütününe hayat olmaktadır.

İslam ve iman, kalp ve vicdan huzurunu temin etmenin yanında, bela, musibet ve sıkıntılara karşı da rahatlatıcı rol oynamaktadır. Aynı zamanda İslam ve iman, manevi hayatımızı, ruh dünyamızı aydınlatmakta, dünyada bile insana küçük bir Cennet yaşatmaktadır. İnsana kazandırdığı yüce ve yüksek ahlak ile meydana getirdiği fazilet ve güzelliklerle, fert, aile ve toplumun rahat ve huzurunu sağlamaktadır. Hayat, bir nefesle başlıyor, diğer bir nefesle bitiyor. Rabb’imize kavuşma adına ilk aldığımız nefesi vermek üzere nöbet bekliyoruz.

Allah’ın uhdemize emanet olarak koyduğu bu hayatı ahiret adına en iyi şekilde değerlendirmek, verimli bir hale getirmek için, Cenab-ı Hakk’ın koyduğu ilahi prensiplere, emir ve yasaklarına saygılı olmak suretiyle, her nefesi son nefes gibi değerlendirmeye çalışmalıyız. Gençliği ve ömrü, bedeni arzuların ve nefsi emmarenin (kötülüğü emreden nefsin) tuzağından ve kölesi olmaktan kurtarmak gerekiyor.

Bunun için akıl ve iradeyi, vahyi semavinin emrine vererek, nefis ve şeytana baş kaldırmak suretiyle, meşru ve helal daireye razı olup harama tevessül ve tenezzül etmeden, fani hayatı bakiye tebdil (değiştirme)etme yolunda kullanmak suretiyle, Allah’ın rızasına kilitlenmek gerekiyor.

İnsan farkına varmadan yer yer dünya işlerine kendini kaptırıyor. Onun için Kur’an dikkatlerimizi çekerek, bizleri ikaz buyurup uyarıyor:

“Yoksa siz, daha önce geçmiş ümmetlerin başlarına gelen durumlara maruz kalmadan Cennete gireceğinizi mi sandınız?” (Bakara Suresi 214)

Ankebut suresinde de şöyle buyrulur:

“Mü’minler sadece ‘iman ettik’ demeleri sebebiyle kendi hallerine bırakılıvereceklerini, imtihana tabi tutulmayacaklarını mı zannettiler?” (Ankebut Suresi 2)

Bütün bir hayatın bir günden ibaret olduğunu, bizlere Miraç hediyesi olan namaz ne güzel anlatmaktadır. Sabah namazı ilk yaratılışı, öğle namazı gençliği, ikindi namazı ihtiyarlığı, akşam namazı ölümü, yatsı namazı bizden sonrakilerin de öleceğini, teheccüd namazı âlem-i berzahı ve ikinci sabah namazı ise öldükten sonra dirilmeyi hatırlatmak suretiyle, yaşadığımız her günün, ahiret hayatının bir başlangıcı olacağını, dünyanın da son günü olduğunu bize hatırlatmaktadır…

Selam ve Dua ile…

264 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 6,7368
EURO 7,3003
BIST 8,2747
ALTIN 350,71

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2019 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle