Hoşgeldiniz  
...............................................................................................

BEKLEME SALONU

4. M. Said Çelik | 29 Haziran 2020 | KöşeYazar A- A+

BEKLEME SALONU

 

İnsanın yolcu olduğu ve misafir bulunduğu bu dünya, bir bekleme salonudur. İnsan dünyadaki eşya ve hadiseleri derin bir temaşa zevkiyle seyredip onların ifade ettiği manayı kavrayıp hayatını ona göre tanzim edip gençliğini ve ömrünü zayi etmemesi gerekir.

İnsanın doğru görmesi ve doğru düşünmesi, hayatını istikamet ve huzur içinde geçirmesi, Kur’an’ın aydınlık ikliminden, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) manevi atmosferinden istifade etmesine bağlıdır.

Bu huzur ikliminden mahrum nesillerin, her zaman olduğu gibi bugün de mutlu olmadığını görüyoruz. Şayet mutlu olsalardı; maddi ve manevi hiçbir şeye muhtaç olmayan, arzu ve isteklerine engel bulunmayan, en medeni milletlerin gençleri intihar ederler miydi? Bütün bunlar, insanın varlık sebebini ve manasını, hedef ve gayesini, gitmek zorunda bulunduğu âlemin önemini ve kıymetini, kendisini dünyada ve ahirette mutlu edecek güzellikleri görememesi ve kalp gözünün kapalı olması ve gerçeklere uyanamamasından kaynaklanmaktadır.

İnsan, inandığı kadar mutludur. İmanı en zayıf olan insan bile, hadiselerin en şiddetlisine karşı dayanıklıdır, tahammül eder, dayanır. Zira inanç kaynağı olan Kur’an-ı Kerim; “ Dikkat edin, Allah’ı zikirle kalpler rahata ve huzura kavuşur.” Rad Suresi 28) buyuruyor. Allah (c.c) herhangi bir cana kıymayı haram kıldığı gibi, insanın kendi canına kıymasını da yasaklar, haram kılar. Çünkü mülk Allah’ındır. Bu mülk insanda emaneten durmaktadır. Emanet, sahibinin izni dairesinde ve razı olacağı şekilde kullanılmalıdır.

İnsan, kendi kalbini, anne karnında saat gibi hareket ettiren Allah’a inandığı ölçüde hayatını kontrol altına alacak, yaptığı ve yapacağı en küçük hayır ve şerden hesaba çekileceği güne inancı ölçüsünde de şer odaklardan, geçici dünya menfaati ve zevkleri altında ezilmekten kurtulacaktır.

İnsanın başına ne geliyorsa kendini kontrol edememekten, haram ve günahlara dalıp sınır tanımamaktan, rahat ve rehavete dalmaktan gelmektedir. Cenab-ı Hak, “ Allah’ın buyruklarını umursamayan şu insanların, kendi tercihleri ile yaptıkları işler yüzünden, karada ve denizde bütün dünyada bozukluk ortaya çıktı, nizam bozuldu.” Rum Suresi 41) buyurmaktadır.

Allah kâinatı ahenk ve düzen içinde yaratmış ve o biçimde de devam ettiriyor. İnsan, olup biten hadiseleri, musibetleri sebeplere vererek, kendisini temize çıkarma gayreti içinde bulunuyor. Hâlbuki ayağına taş çarpsa onu bir ikaz kabul edip istiğfar edeceği yerde, isyanı tercih ediyor. Cenab-ı Hak da bizi gafletten uyanıncaya kadar, (mü’minler için şefkat tokatı olan) beklenmedik bela ve musibetlerle ikaz buyuruyor.

Bizler bu bekleme salonu olan dünyada, misafirliğimizi bilip Sahibimizin verdiği izin ölçüsünde hareket etmeliyiz. Zerreden kürelere kadar her şeyin tasarrufu yed-i kudretinde bulunan Rabbimizin, hadiseler diliyle ikaz buyurduğu bela ve musibetler karşısında dersimizi almalıyız ve kul olarak üzerimize düşen vazifelerimizi ihmal etmeden yapmalıyız…

Selam ve Dua ile…

 

299 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 6,8664
EURO 7,7901
BIST 1,1336
ALTIN 400,75

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2019 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle