Hoşgeldiniz  

BANA NE DEME!

4. M. Said Çelik | 10 Haziran 2019 | KöşeYazar A- A+

 

 

İnsan 60-70 yıl sürecek sınırlı dünya hayatını en iyi şartlarda yaşamak için çeşitli planlar yapar, idealler edinir, hedefler koyar. Kimi karayer, kimi güzel bir ev, kimi evlilik ve çocuklar, kimileri de bunların hepsine sahip olmayı ister. Bütün bu idealler, inanan inanmayan herkesin hedefi olabilir, her insan bunlara ulaşmayı isteyebilir.

Ancak; Hayat sadece bu hedefler doğrultusunda ilerliyorsa? Hayatın gerçek amacı unutuluyorsa? Asıl görev olan, Allah’a kulluk ve ibadet göz ardı ediliyorsa? Kaybolacak şeyler peşinde koşarak, bir ömür Allah’tan uzak yaşanıyorsa?…

Böyle bir hayatın, insanı telafisi imkânsız sonsuz bir pişmanlığa sürükleyeceği çok açıktır. Dünya hayatı sadece bir rüya gibi çok kısa sürer. “ Bir gün ya da bir günün birazı kadar” dır insan ömrü. Bu Allah’ın bildirdiği çok açık bir gerçektir ve insan seçimini çok iyi düşünmelidir. Sonsuz cenneti mi, yoksa bir günlük dünya hayatını mı tercih edecektir? Ve bu çok kısa süre için sonsuzluk feda edilebilir mi?

İmanı yaşamayan insanlar hayatın bu en önemli konusunda son derece duyarsızdırlar. Dünya nimetlerinden yararlanmak yanlış bir şey değildir; yanlış olan, bunlara hırsla bağlanmak ve dünya hayatına aldanmaktır. Hayat boyu ulaşabilmek için adeta savaş verilen her şeyin, ölümle birlikte değerini yitirip, yok olacağı kesin bir gerçektir. Cahiliye toplumlarında, hedeflerine ulaşmak için çabalayan insanların bu hırsları beğeniyle karşılanır. Kişi, okulunda ve işinde başarılı olabilmek ya da dünya metaını elde edebilmek için ne kadar çok çaba harcıyorsa, o kadar övülür. Tabi ki insan, güzel bir hayat yaşamak için çaba harcamalıdır. Ancak bu çaba yalnızca, Allah’ı hoşnut edebilmek için olmalıdır. Bazı insanların sahip oldukları şeyleri kendi çabalarıyla elde ettiklerini düşünmeleri ve gerçekte hepsini verenin Yüce Allah olduğunu unutarak dünya hırsına kapılmaları çok büyük yanılgıdır.

İman eden insanların ise asıl amacı, hayatın ve yaratılışının gerçek nedenini düşünmek, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için çalışmak, O’nun sınırlarını koruyarak yaşamak ve hayattaki tek kesin gerçek olan ölüm için hazırlıklı olmaktır. Çünkü dünya hayatı sadece insanların sınanması için hazırlanmıştır, asıl yurt ahirettedir.

Dünyada sahip olunan mallar, çocuklar, mülkler bir gün bırakılıp mezara girilecektir. Dünya için yapılan amellerin hepsi yok olup gidecek ve insan yalnız başına Rabbimizin huzurunda hesap verecektir. Kurtuluşunu ise Allah rızası için yaptığı salih amelleri sağlayacaktır. Allah rızası dışında başka amaçlar gözeterek yaptığı amellerini ise Allah, Kur’an’da bildirdiği gibi; ‘savrulmuş kül ya da toz’ kılıverecektir. İşte o an insan, hesap gününü uzak görerek düştüğü yanılgıyı fark edecek, sonsuz azap karşısında sonsuz bir çaresizlik ve pişmanlık duymaya başlayacaktır.

Ahirette gerçekleri görmeye başladığında “bana yazıklar olsun “ diyen insan, dünya hayatına geri dönerek Allah’ın emir ve yasaklarına uygun bir hayat yaşamak isteyecektir. Ancak bunun için çok geç kalmıştır. Çünkü artık geri dönüş yoktur.

İman edenler ise, dünya hayatı karşılığında ahireti satın aldıkları için zaten karlı alışverişi yapmış, geçici olanı değil, sonsuza dek sürecek zenginliği seçmişlerdir. Ki en büyük kurtuluş ve mutluluk da budur. İşte bana ne deme!…

Selam ve Dua ile…

saidcelik-300x219

 

102 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 5,9213
EURO 6,5695
BIST 7,7801
ALTIN 296,60

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2019 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle