Hoşgeldiniz  

AYKIRI BİR YAZI

Metin Denizmen | 13 Mayıs 2020 | KöşeYazar A- A+

Köşe Yazarı  Metin Denizmen

 

AYKIRI BİR YAZI

Hulahop nedir hepimiz biliriz. Kadınların vücut ölçülerini koruyabilmek için, bellerinde döndürdükleri çemberler, çocukluk anılarımızda geniş yer tutar. Siyah beyaz Amerikan filmlerinde, Bahriye’li sevgililerinin gönlünü çelebilmek için, bellerinde döndürerek tur üzerine tur bindiren sarışın afetlerin vazgeçilmez oyuncağı olmuştu hulahoplar. Her köşe başında, sülün gibi vücut ölçüleri vaat eden güzellik salonlarının bilinmediği yıllardı henüz.

Vücut güzelliğinin, kendine ve yakınlarına saygı duyan insanların, bilinçli fedâkarlıklarının ürünü olduğunu söylemekle yetinecek ve şağıdaki çarpıcı bilgilere yumuşak bir iniş yapıp, her seferinde bana okunuşu hulohop’u çağrıştıran, bir sağlık yönteminden bahsedeceğim şimdi.

 

Ho’oponopono yöntemi; Hawaii Adaları yerlilerinin kullandığı kadîm öğretilerin, bugün ünlü bir terapist olan Dr. İhaleakalaHewLen tarafından günümüz sorunları ve sorunlu insanları için uyarlanmış hâli.

 

Hayır, kesinlikle, kişisel gelişim öğretilerinin bitip tükenmez paradigmalarında boğmayacağım sizleri. Kullandığınız  taktirde, sadece üç kelime ile, günlük yaşamınızda, ilişkilerinizde, kendinizle sorunlarınızda ( varsa ! ) çok şeyin değiştiğinin farkedeceksiniz. Aslında, her anımızda dilimize pelesenk ettiğimiz, aşinalığın ötesinde bizlerle iç içe olan kelimeler bunlar. TEŞEKKÜR EDERİM – SENİ SEVİYORUM – ÖZÜR DİLERİM.

 

Dr. İhaleakala, Hawaii Eyalet Hastanesi’nde görev yaptığı dört yıl içinde, saldırgan, tehlikeli akıl hastalarını bu yöntemle iyileştirmiş, sonunda kontrollu serbest bırakılmış bu hastalar. Tedaviye önce kendi içinden başlamış. Kendisi geliştikçe, hastalarının da gelişme gösterdiğini görmüş. Üstelik, tedavi sürecinde, bir kez bile yanlarına gitmemiş ( veya her biri çok saldırgan olduğundan gidememiş ).

 

“ Onları yaratan kendi parçamı iyileştirdim sadece “ diyor ünlü terapist.

 

Biliyorum, garipseyeceksiniz bu yaklaşımı. Kolayca anlaşılıp, kabul görecek bilgiler değil bunlar. Söylediklerimizden ve yaptıklarımızdan sorumlu olmakla, hayatımızdaki tüm insanların söylediklerinden ve yaptıklarından sorumlu olmak farklıdır.

 

Gerçek şu ki, eğer hayatımızın sorumluluğunu alıyorsak, hayatımızda gördüğümüz, işittiğimiz, tattığımız, dokunduğumuz ya da herhangi bir şekilde deneyimlediğimiz her şey bizim sorumluluğumuz altındadır. Çünkü hepsi bizlerin hayatında olmaktadır. Kâinat, bize şu muhteşem öğretiyi fısıldamıyor mu her anımızda;  “ Hepimiz bir bütünüz ve her şey içimizde gerçekleşir. “

 

 

Ho’oponopono Yöntemi, aslında kendimizi sevmeyi öğretiyor. Gelişebilmek, onu iyileştirmeyle ilişkilidir. Sürüklendiğimiz dünya telaşında, yazdıklarım karşısında, alaycı bakışları, hınzırca kıvrılan dudakları görür gibiyim.

 

Ama; eğer birini iyileştirmek istiyorsak  bunu ancak kendini iyileştirerek yapabiliriz. Kısaca şöyle açıklıyor; İhaleakala; “ Onları yaratan kendi parçamı iyileştirdim sadece, ayrıca hayatımızdan sorumlu olmak, hayatımızdaki her şeyden sorumlu olmaktır.Tekrar ve tekrar,  ‘özür dilerim’ ,  ‘seni seviyorum” ve  “ teşekkür ederim “ demek  iyileştirme için yeterlidir. “

 

Kendimizi, sorunlarımızı ve sorunlularımızı iyileştirmenin anahtarı bunlar. Sakince deneyin, size kötü davranan birine, içinizden, “ seni seviyorum “ deme cesaretini ve olgunluğunu gösterin. Hayatın akışını sessizce, sakince izleyin, değişimi göreceksiniz.

 

Ruhlarının karmaşası, yüz hatlarına işlemiş pek çok insanın salvolarını, onların kötülükleri diye değerlendirmeyip, etiketlemeyip,  özdeşleşmeyerek karşılamış biri olarak biliyorum ki; meydana gelen bu arınma, ruhumdaki pek çok ipoteği yerle bir ederek huzura kavuşturdu beni.

 

Ama; günümüzde hâlâ, suçlamak sorumluluk almaktan daha kolay geliyor herkese. Oysa; insan değiştiği zaman dünya değişecek.

 

Evren öyle merhametli ki, öğrenci hazır olduğunda ona mutlaka öğretmenini yolluyor.

 

Değişmemizi ve değiştirmemizi gerektiren bir acılar denizinde boğuluyoruz oysa. Yanlış algılar, şifasız reçeteler dünyayı bugünlere getirdi. “ Kanun diye kanun diye kanun tepelendi “ diyordu Tevfik Fikret, “ sevgi diye sevgi diye sevgi ayaklar altına alındı, farkında mısınız?

 

Schopenhauer’le bitireyim bu aykırı yazımı; “ HERKES DÜNYANIN SINIRLARI OLARAK, KENDİ GÖRÜŞ ALANININ SINIRLARINI ALIR. “ Oysa; sonsuz imkanların, huzurun ve hazzın yanıbaşında, Varoluş’un en âdil mucizeleri arasında beyhude çabalarla geçiyor ömrümüz.

364 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 6,7349
EURO 7,5684
BIST 8,4759
ALTIN 367,76

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2019 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle