Hoşgeldiniz  

Anıların Anlattığı

Metin Denizmen | 08 Ağustos 2016 | KöşeYazar

Anıların Anlattığı

27 Mayıs 1960 çocukluğumu, 12 Mart 1971 ergenliğimi ve 12 Eylül 1980 gençliğimi çalmıştı. 15 Temmuz darbe girişimi yaşlılığıma denk gelerek gözlerim açık gitmeme sebep olacaktı. Çok şükür, hainler başarılı olamadılar. Elbet, ileride bu garip ve kahpe teşebbüsün detaylarını öğrenmek mümkün olabilecek.

Ortalık toz duman, şimdiye kadar tek kelime söylemeyen medya şövalyeleri ve kalemşörlerinin ağzında bakla ıslanmıyor artık. Bir çetenin palazlanmasına göz yumanlar, timsah gözyaşları döküyorlar ekranlarda. Demokrasi kelimesinin tavan yaptığı bu günlerde, bulunduğumuz kavşağın ne tarafına sapacağımızı ileride göreceğiz.

On yıl önce Hindistan’da gezdiğim bir kenti Fatehpur Sikri’yi ve dönemin hükümdarı Ekber Şah’ı anımsadım ve o güne ait tuttuğum gezi notlarımdan bir bölümü paylaşayım istedim.

15.12.2006  ( FATEHPUR SİKRİ / AGRA / KUZEY HİNDİSTAN )

Uzun zamandır yurdumdan ailemden uzaklardayım. Nepal’den  Kuzey Hindistan’a geçtim, yolculuğum güneye uzanacak ve sonrasında Hindistan’dan Sri Lanka’ya geçeceğim.

Bugün, Agra’nın 40 km. batısında yer alan, Türk-Moğol ( Babür ) İmparatoru Ekber Şah’ın, İslam- Moğol ve İran kültürünün sentezlenmesi ile 1570 yılında inşa ettirdiği ve traji-komik nedenlerle sadece 16 yıl başkentlik yapabildiği Fatehpur Sikri’ye gidiyorum.

Bineceğim otobüs İgdah otobüs garajından kalkacak, egzost dumanı, toz ve sokak ortalarındaki çöp yığınlarında eşinen domuz, eşek, köpek, maymun ve ineklerin oluşturduğu koku ve pislik bulutlarının arasından geçerek geliyorum otobüs garajına. Ardından, kaportası dağılmak üzere olan bir otobüs 40 kilometre ilerideki Fatehpur Sikri kentinin pazar yerinde bırakıyor.

Muhteşem mimariye sahip yapılar hiçbir tahribata uğramadan yaklaşık 450 yıl sonra da aynı ihtişamla karşıma çıkıyor. Kent inşa edilirken, su rezervleri ve rejimi incelenmediğinden kısa sürede kentte kuraklık baş gösteriyor ve kent 16 yıl sonra terk ediliyor, olduğu gibi bırakılarak Agra’ya taşınıyor.

Fatehpur Sikri Camii, 10000 kişi aynı anda namaz kılabilecek büyüklükte, çiniler, taş bezemeler İran’lı ustaların hayranlık uyandıran ellerinin eseri. Camii avlusuna açılan, Buland Darvaza ( Büyük Kapı ) tam 50 m. yani 15 katlı bir bina yüksekliğinde. İlginçtir, Camii kapısının girişinde İsa Peygamber’in bir sözü yazılıdır; “ dünya bir köprüdür, üzerinden geç ama üstüne ev yapma. “

Gün batımında daha da artıyor taş işlemeler üzerinde ışık oyunları. Saatler geçiyor, bunca insan emeği verilerek üretilmiş yapılardan ayrılmak istemiyorum, ama; son otobüsü kaçırırsam, burada kalacağım bir yer olmadığını biliyorum. Son fotoğrafları çekiyor ve sonra gözüm arkada ben de terk ediyorum Fatuhpur Sikri’yi.

Ekber Şah, Babür İmparatorluğu’nu zirveye çıkaran hükümdar. Ne var ki, İslâm inancına diğer dinlerden ( Hinduizm, Hristiyanlık, Yahudilik, Zerdüştlük, Jainacılık ve Bahailik ) inançlar ithal etmeye başlıyor, çevresindeki din ve bilim adamlarının telkini ile. Sarayda kurduğu divanhanede tüm dinlerden yetkili din adamlarını toplayıp, yaptırdığı tartışmalardan yeni bir din yaratmayı hedefliyor. Sarayda, güneşe saygı duruşunda bulunulmasını ve akşamları kandillerin yandığı sırada ayinler yapılmasını emrediyor.

Nihayet, 1582 yılında dinler arası ayrılığın giderilmesi ve diyalog kurulması amacı ile Din-î Hak adı ile yeni bir din kurduğunu ve kendisinin de Kâinat’ın İmamı olduğunu ilan ediyor. Artık, Ekber Şah, Allah’ın mutlak vekili idi ve ona inananlar mal, can, namus ve iman adına neleri varsa ona vereceklerdi.

İslam ibadetleri yasaklanmış, yerini Pers geleneğinin on dört bayramı almıştı. Allah’ın adından sonra Muhammed Peygamber’in adının anılması yasaklanmış, yerine “ Ekber Allah’ın halifesidir. “ ibaresini koydurmuştu.

20113 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
mutlaka okunmalı
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

Helvacıoğlu Fethiye * * * * * Oscar Rent A Car * * * * *
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir © 2016 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.