Hoşgeldiniz  
...............................................................................................

1 TEMMUZ KABOTAJ BAYRAMI

Erkan Ilik | 29 Haziran 2020 | Genel, Güncel, gundem, Siyaset, siyasi A- A+

KÖŞE YAZARI ALİM YÖRÜK

1 TEMMUZ KABOTAJ BAYRAMI

Fethiye’de yaşayan birer vatandaş olarak 1 Temmuz’u yüzme, yağlı kazıkta yürüme, dalma yarışları gibi bir su sporları etkinliği olarak zannederiz. Ama etkinlikler niçin yapılır? Bu etkinliklerin vatandaşlarımızın dikkatini denizlere ve denizlerin kullanımına çekmek için yaptığımızı hatırlamayız. Her yıl Kabotaj Bayramı olarak kutladığımız 1 Temmuz tarihinde neler oldu? Bu günü niçin Kabotaj Bayramı olarak kutluyoruz? Bu sorulara cevap vermek hem de tarihi gelişimini aydınlatmak amacı ile böyle bir yazı yazma ihtiyacı duydum.
KABOTAJ NEDİR? Fransızca kökenli bir kelime olup “Bir ülkenin karasularında, boğazlarda, kıyılarda, göllerde, akarsularda bulunan körfez, liman, koy ve benzeri yerlerde makine, yelken ve kürekle hareket eden (Gemi, tekne ve benzeri) araçları bulundurma ve bunlarla mal ve yolcu taşıma hakkı kendi ülke vatandaşlarına verilmesi hakkıdır.” Uluslararası anlamı ise denizlerde egemenlik anlamına gelir.
Türkiye’nin jeopolitik konumu, dünyada ve gelecekte denizlerin önemi nedir? Türk Gençliği ve vatandaşları olarak kabotaj konusuna dikkat etmeliyiz? Bu sorulara cevap verelim. Türkiye jeopolitik konum olarak üç ana karanın (Asya, Avrupa, Afrika) düğüm noktasında üç tarafı denizlerle çevrili kara, deniz ve hava ulaşımında ülkeler arası geçiş güzergahındadır. Dünyada ülkelerin sınırları artık sadece kara sınırları olarak kabul görmemektedir. Denizde ve havada da sınırlar çizilmektedir. Özellikle denizlerde son zamanlarda doğalgaz ve petrol arama çabalarının artması denizlere dikkati dahada arttı. Fethiye’de yaşayan vatandaşlar olarak burnumuzun dibinde Yunanistan’a bağlı olan adalardan dolayı EGE DENİZİNDE serbest hareket edememekteyiz.

OSMANLI DEVLETİNDE KAPİTÜLASYONLARIN VERİLMESİ VE DENİZ TİCARETİNİN YABANCI ŞİRKETLERİN ELİNE GEÇMESİNİN TARİHÇESİ

Fatih Sultan Mehmet 1479 da ve II Beyazit döneminde Venediklilere ticari ayrıcalık sayılmayacak ticaret yapma hakkı ve serbestliği tanınmıştı. Osmanlı Devletinde esas kapitülasyonlar Kanuni Sultan Süleyman zamanında 1535 yılında Fransızlara tanınmıştır.( O zamanki Osmanlı Padişahlarının bu ticari ayrıcalıklarının vermesinin nedeni 1-Avrupa Devletleri arasındaki “Hıristiyan Birliğini” bozmak 2-Osmanlı Devletinin etkinliğini Avrupa devletleri arasına da artırmaktı. Sonuç öyle olmadı özellikle sanayi devriminden sonra Osmanlı Devleti Avrupalı Devletlerin açık pazarı haline geldi) Bu kapitülasyonlar her padişah döneminde yenilenirken XVIII Yüzyıldan itibaren genişletilerek sürekli hale gelir. Kapitülasyonlardan yararlanan devletlerin sayısı artar. 1838 İngiltere ile yapılan Balta Limanı Ticaret Antlaşması ile özellikle Limanları kullanma ve deniz ticareti konusunda geniş imtiyazlar tanınır. Hatta Osmanlı Devleti 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşında (Türk Tarihinde 93 Harbi diye geçer) ağır yenilgiye uğrayınca İstanbul’da Ruslarla Ayastefenos (Yeşilköy) antlaşmasını imzalayınca Avrupalı Devletler Berlin Konferansını düzenleyerek Kıbrıs adasının Rusların eline geçmesin diye İNGİLTERE’YE bıraktırılır. Hünkar İskelesi antlaşması ile bu imtiyazlar Ruslara da verilir.
Avrupalı Devletler bu imtayaz ve ayrıcalıkları eline geçirince Osmanlı Devleti Deniz Ticaret yollarını ve Limanlarını aralarında paylaşarak Osmanlı Devletini sömürge haline getirerek ekonomik yönden çökmesine neden olurlar. Bu yıllarda İngiliz, Fransız, Hollanda, Almanya ve İtalya şirketleri Osmanlı Deniz yollarına ve ticaretine hakim olurlar. Osmanlı Devleti kıpırdayamaz hale gelir.
I. Dünya Savaşından Yenik çıkan Osmanlı Devleti Mondros Ateşkes Antlaşmasını imzalayınca, yurdumuz dört biryandan işgal edilmeye başlar, Kurtuluş Savaşında Mustafa Kemal ATATÜRK liderliğinde yurdun kurtarılması ile Lozan Barış Antlaşması 24 Temmuz 1923 imzalanarak Kapitülasyonlar tamamen kaldırılır. Sıra denizlerimize hakim olmak için Kabotaj halkımızın yabancıların elinden alınmasına gelir
TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE KABOTAJIN TARİHİ

Osmanlı Devleti’nin kapitülasyonlar çerçevesinde yabancı ülke gemilerine tanıdığı kabotaj ayrıcalığı Lozan Barış Antlaşması’yla 1923 yılında kaldırıldı. Türkiye Cumhuriyetinde Kabotaj Kanunu TBMM de 20 Nisan 1926 tarihinde de kabul edildi. Kabotaj Kanunu 1 Temmuz 1926’da yürürlüğe girdi. Bu yasaya göre; akarsularda, göllerde, Marmara denizi ile boğazlarda, bütün kara sularında ve bunlar içinde kalan körfez, liman, koy ve benzeri yerlerde, makine, yelken ve kürekle hareket eden araçları bulundurma; bunlarla mal ve yolcu taşıma hakkı Türk yurttaşlarına verildi. Ayrıca; dalgıçlık, kılavuzluk, kaptanlık, çarkçılık, tayfalık ve benzeri mesleklerin Türk yurttaşlarınca yerine getirilebileceği belirtildi. Yabancı gemilerin yalnız Türk limanlarıyla yabancı ülkelerin limanları arasında insan ve yük taşıyabileceği kabul edildi.

TÜRKİYE’NİN STRATEJİK COĞRAFİ KONUMUNU DEĞERLENDİREREK TÜRKİYE VATANDAŞLARI OLARAK KABOTAJ KONUSUNDA NELER YAPMALIYIZ?

Yukarıda da açıkladığımız gibi Türkiye’nin üç tarafı denizlerle çevrili, İstanbul ve Çanakkale boğazları ile Karadeniz’in denetim ve kontrolu elinde olan, Doğu Akdeniz’e hakim yapıda, Marmara denizi iç denizi olan bir ülke. Aynı zamanda Akdeniz yolu ile açık denizlere açılabilen, bir stratejik coğrafi konumumuz var. Biz Türkiye olarak bu konumdan hangi alanlarda ne kadar yararlanıyoruz?
Dünya’da denizlerle bağlantısı olan küçük, büyük, emperyalist olsun yada olmasın tüm sulardan nasıl yararlanıyor ona bakalım.
A) Suda Yetişen Ürünlerinden yararlanma (Deniz ürünleri ve tatlı su ürünleri vb.)
B) Taşımacılığından yararlanma
C) Denizlerde ve limanlarda kullanılan gemi, yat vb. araçlarının yapımında yaralanma
D) Turizm çalışmalarından yararlanma
E) Karasuları sınırları içinde bulunan deniz altında bulunan doğal gaz-petrol ve diğer hammadde kaynaklarından yararlanma
F) Gümrük vergilerinden ve stratejik konumundan yararlanma
G) Askeri alandan yararlanma
A) Deniz ürünleri açısından; Türkiye’nin kıyı uzunluğu 8333 km.’dir. Tuzluluk oranı bakımından %18 oranı ile Karadeniz en düşük orana sahip deniz ürünlerinden en çok faydalandığımız denizdir. Türkiye deniz ürünleri yararlanma oranı %60 Karadeniz’den yararlanılmaktadır. (TUİK verileri) Akdeniz %39 tuzluluk oranına sahiptir. Deniz ürünleri açısından pek elverişli değildir. Az da olsa yararlanılmaktadır. Ege denizi %37 tuzluluk oranı olmasına rağmen koylarının ve kıyılarının girintili ve çıkıntısı çok olması nedeni ile deniz ürünleri yetiştiriciliği (Çiftlik balıkçılığı) ve diğer deniz ürünleri açısından elverişlidir. Marmara iç denizde tuzluluk oranı %22’dir. Deniz ürünleri açısından geçiş özelliği olduğundan deniz ürünlerine elverişlidir. Bu konuda komşularımıza göre yeterince deniz ürünlerinden faydalanamıyoruz. Bilinçli ve bilgili avlanma yapmalıyız.
B) Deniz ulaşımı (Yolcu taşıma ve yük taşıma) açısından; Dünyada en güvenilir ve ucuz taşımacılık denizlerde yapılmaktadır. Bunun için Türkiye olarak yük ve yolcu taşımacılığında iç ve dış hatlarda kullanmalıyız. Yolcu taşıma ve turizm amaçlı işlerde liman, marina ve iskelelerimizi diğer devletlerle yarışacak hale getirmeliyiz. Yük taşımacılığında Karadeniz, Marmara, Ege Denizi ve Akdeniz de 500 i bulan liman, marina ve iskeleleri işler aktif kullanılabilir hale getirmeliyiz.
C) Gemi ve Yat yapımcılığı; Anadolu tarihini inceleyecek olursak zamanının en modern ve dayanıklı gemiler yapılmakta olduğunu görürüz. Osmanlı Devleti dönemi önemli kaptan ve reislerinden olan TURGUT REİS Leventlerini ve gemi yapım malzemesini Fethiye, Marmaris, Bodrum bölgesinden seçermiş. Fethiye’de bulunan Ortaöğretim Kurumlarında ve Yüksek Öğretim Kurumlarında Kaptan yetiştirme ve gemi, yat yapımı bölümleri açarak yetiştirilmesi uygun olacağı düşüncesindeyim.
D)Turizm amaçlı kullanma; Turizm geliri yüksek olan İspanya, İtalya, Yunanistan gibi ülkeler yat turizmine, turizm amaçlı büyük gemilerin denizlerine, limanlarına yanaşarak hizmet verecek hale getirip büyük paralar kazanmaktadırlar. Örnek verecek olursak: Fethiye’den 12 adalar turu diye günlük gezi turlarından tekne sahipleri ve hizmet sektörü yazın önemli gelir elde ederler. Bizde yat ve gemi teknolojilerimizi geliştirip liman ve marinaları teknolojik donanımlarla donatarak Akdeniz’deki bu devletlerle yarışacak duruma geliriz.
E)Türkiye son zamanlarda yaptığı çalışmalarla deniz dibinden petrol, doğal gaz gibi aramalara önem vermeye başlayınca emperyalist devletler Türkiye’nin önünü kesmeye çalışıyorlar. Mısır, İsrail, Yunanistan gibi devletleri kışkırtarak Türkiye’yi kendi sahillerine hapsetmeye çalışmaktalar. BM(Birleşmiş Milletler) Deniz Hukuku kararlarına bağlı kalarak “kıta sahanlığımız” içinde kalan insan yaşamayan adları Yunanistan’a bırakmamalıyız. Günümüzde artık Denizler(Karasularımız) karalar kadar önemli hale geldi. Bu durumu fırsata çevirmeliyiz.
F)Mustafa Kemal ATATÜRK sağlığında II. Dünya savaşı öncesinde Montrö Boğazlar Sözleşmesini (1936) imzalayarak Boğazları ve Marmara denizinin güvenliği sağlandı. Kabotaj Kanunu ile de hiç bir devletin karasularımız, denizlerimiz, limanlarımızda imtiyazı(ayrıcalığı) kalmadı. Bu durumdan faydalanarak ticaret yapılacak vergi alınacak haklarımızı sonuna kadar kullanmalıyız.
G) Başta Türkiye olarak deniz gücümüzü kuvvetlendirerek dünyanın sayılı deniz gücü haline gelmeliyiz. Son zamanlarda savaş gemisini kendi yapan, silah donanımını kendi oluşturan (Yerli ve Milli silahlarla) deniz gücümüz oluşmaya başladı. Deniz tatbikatlarında dosta düşmana bu durumu gösteriyoruz.
SONUÇ OLARAK
1926 yılında kabul edilen “Kabotaj Kanunu” ile elde ettiğimiz denizlerdeki kazanımları tarihi geçmişini hatırlayarak, geliştirerek genişleterek kullanmanın her türlü yolunu aramalıyız. Bu değerlendirmeye dikkat çekerek genç nesillerimize büyük görevler düşmektedir.

150 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 6,8640
EURO 7,8079
BIST 1,1357
ALTIN 399,76

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2019 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle